Çinicilik

Aralık 17, 2008

Çinicilik, Türkler’de  Orta Asya’dan beri devam eden bir kültürdür. Türkler Orta Asya’dayken topraktan çanak, çömlek ve benzeri ürünler yaparlarmış.

Çiniciliğin gerçek anlamda ilk örnekleri Karahanlılar döneminde görülmüştür.

Karahanlılar:

İslamiyeti topluca kabul etmiş olan ilk Türk devletidir.Karahanlılar 840 yılında Bilge Kül Kadir Han tarafından kurulmuş ve sonraları Kaşgar başkent yapılmıştır.960 yılında Satuk Buğra Han döneminde İslamiyeti kabul ederek Türk-İslam kültürünün ilk eserlerini sergilemişlerdir.

Karahanlılardan sonra Selçuklular çiniciliğe gereken özeni göstermiş ve büyük mimari eserlerin süslemesinde çiniyi yoğun bir şekilde kullanmışlardır. Selçuklu döneminde yapılan ve süslenmesinde çini kullanılan mimari eserlerden bazıları;

İzzeddin Keykavus Türbesi
Malatya Ulu Camii
Alaeddin Cami
Sırçalı Medrese
Konya Karatay Medresesi
Sahip Ata Camii ve Külliyesi
Gök Medrese

Daha sonraları beylikler döneminde ve Osmanlı döneminde de çini yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Osmanlı Döneminde saraya daha yakın olmasından dolayı İznik çiniciliği daha çok ilgi görmüş ve uzun seneler boyunca da saray tarafından desteklenmiştir. Bu destek duraklama dönemine kadar devam etmiş, bu sayede de İznik çiniciliğinin en güzel örnekleri ortaya koyulmuştur. Duraklama döneminde sanata gereken önemin gösterilmemesi çiniciliği de etkilemiştir. O dönemde birçok çini atolyesi kapanmış ve çiniciliğe ait sırlardan bir çoğu da kaybolmuştur.

Herkes tarafından bilinen mercan kırmızısı da o dönemde tarihin puslu sayfaları arasında yitip gitmiştir. Günümüzde dahi bu rengi bulmaya çalışan bir çok çinici vardır ama tam olarak aynı güzelliği bulamamaktadırlar.

İznik ve çevresinde çiniciliğin durma noktasına gelmesiyle Kütahya çiniciliği önem kazanmış, çini sanatı Kütahya’da devam etmiştir. Zaten günümüzde de İznik çinilerinin alt yapısı olarak çoğunlukla Kütahya bölgesindeki madenler kullanılmaktadır.

Kütahya’da çinicilik belli desen ve türler üzerinde devam etmekteydi. İznik çinilerinin de yaşatılmasını üstüne almasıyla birlikte Kütahya’da İznik tarzı eserler de üretilmiş ve bu sanatın kaybolmaması sağlanmıştır.

Çiniciler için yapılan büyük çarşı sayesinde(Kütahya’nın Eskişehir yolu çıkışında) çiniciler de eserlerini halkla buluşturma imkanına sahip olmuş ve çinicilik bir nebze de olsa rahatlamıştır.

Çinicilik deyince akla hemen boyama ve çizim gelmektedir. Fakat boyama aşamasına gelene kadar çininin geçirdiği evreler de ayrı bir sanattır. Örneğin çini hamurundan muhteşem şekilleri yapan çarkçılar da çiniciliğin vazgeçilmez ustalarındandır. Çinide çeşitli formların ortaya çıkması da onlar sayesinde olmuştur.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: